Uluslararası komplonun amaçladıkları ve Önder Apo’nun “üçüncü doğuşu”

Views: 54

Önder APO’ya karşı geliştirilen komplo çağımızın en büyük komplosu olarak demokratik toplum tarihinde yer edindi. Komplonun başlangıcı olan 15 Şubat tarihinin Şex Said isyanın başlangıç günü olması ve yine Şex Said’in idam edildiği tarih olan 29 Haziranda Önderliğe idam cezasının verilmesi komplo sisteminin nasıl işlediğini anlamamıza yeterlidir. Özgür Kürtlük arayışı ve mücadelelerine yaşatılanların bir tekrarı olacağı düşünülerek bu tarih belirlenmişti. Bu komployla Önderliği tasfiye etme ve teslim almayı hedeflediler. Önderliğin tasfiyesiyle Kürt halkı ve özgürlük hareketini bitireceklerini hayal ediyorlardı. Önderliğin hareketimiz ve toplum üzerindeki etkisi biliniyordu. Önderliksiz bırakılacak bir toplumun soykırıma uğratılması daha kolaydır. Bu nedenle Önderlikle hareket, hareket ile halk birbirinden koparılmak istendi. Komplonun kendi içinde aşamaları olduğunu belirtmek gerekiyor. Önderliği, hareketimizi ve halkı birbirinden koparma üç aşama olarak planlandı ve devreye konuldu.

Komplo İmralı ile sistemleştirildi. Önderliğin bu sistem içerisinde ideolojik, stratejik rolünü gerçekleştiremeyeceğini düşünüyorlardı. Komplo Önderlik için yaratılmış tek örnek olan İmralı sistemiyle Önderliğin ideolojik, siyasal, hatta fiziksel ölümünü hedefledi. Bunun adı ‘idam etmeyelim kullanalım’ politikasıydı. Bu politika devletin en üst savaş merkezlerinin toplantılarında resmi devlet politikası olarak kabul edildi ve devreye konuldu. Önderliğin durumunu kullanarak Kürdistan özgürlük mücadelesini tasfiye, Kürt soykırımını sonuçlandırma hedefleniyordu. Önderlikle yürütülen görüşmelerin tümü Kürt sorununun demokratik siyasal yoldan çözmeyi değil tam tersi tasfiye ve soykırımı geliştirme esasına dayanıyordu. Önderlik, bu politikanın komplonun bir devamı olduğunun bilincinde olan, kullanılamayacak bir Önderlik gerçekliğine sahip olduğunu gösterdi. Uluslararası komplocu güçler İmralı sistemiyle Önderliği kendi çizgilerine çekmeyi ve bitirmeyi hedeflerken Önderliğin bu durumu üçüncü doğuşu için büyük bir fırsata dönüştürdüğüne tanıklık ettiler. Kapitalist modernitenin komplo sistemi nasıl boşa çıkarılır anlamak ve kavramak bizler açısından çok önemlidir. Önderliğin komploya cevabı komplocu sistemi yenilgiye uğratmak oldu.

Önder APO şahsında Kürt halkına karşı geliştirilen komplo asrın en büyük trajedisine yol açmıştır. Özgürlük için sürekli direnen ve büyük bedeller ödeyen bu kadim halkın sürekli komplolarla yalnızlaştırılması, ihanetleri yaşaması ilk değildir. Kürt ve Kürdistan tarihi komplolarla dolu, trajedileri bol bir tarihtir. Önder APO İmralı işkence sisteminde Kürtlere uygulanan bu komplo çemberini ve planlayıcıları olan kapitalist modernite tanrılarının maskelerini tek tek indirdi. Kimsenin inanmadığı o koşullarda mucizevi bir çıkışla Kürt halkının lanetli tarihini yaratan komplocu güçlerden hesap sordu. Bunu da komplo sistemini ve komplocuları aydınlatarak yaptı.
Kapitalist modernite komplo ile 21. Yüzyılın kapılarını sonuna kadar açmayı hedeflerken tersi bir etkiyle demokratik modernitenin çıkışına yol açacağını hesap etmemişti. Erkek egemenlikli, sınıflı, devletli uygarlığın aşılmasının yolu açılırken hızlandırıcı bir zemini de yarattı. Önder APO beş bin yıllık erkek egemen sistemin dışına çıkarak, alternatif paradigmayı oluşturarak demokratik toplumun yeniden ve görkemli doğuşunu gerçekleştirdi. Tarihin seyri direnenler lehine çevrilmiş oldu.

Burada iki durum önem kazanıyor. Birincisi komplolar amaçladıkları şeyi her zaman başaramadıkları gibi tersi bir duruma da yol açabilirler. İkincisi ve birinci durumun yaşanmasına yol açan durum komplonun boşa çıkarılarak, yenilenerek varlığını ve özgürlüğünü sürdürme gücünü gösterebilirler. Önder APO tarihte örneğine rastlayamadığımız bir biçimde bunu gerçekleştirmiştir. Günümüzün cehennemi olarak kurgulanan İmralı İşkence sistemi içerisinde demokratik toplumun yeniden doğuşunu gerçekleştirme inanılması zor bir durumdu. Komplonun uluslararası boyutu Önderlik gelişiminin de uluslararası bir düzey kazanmasına yol açtı. Önderlik ‘Kürt sorunu artık uluslarasılaşmıştır’ derken niteliksel değişime dikkat çekmektedir. Diğer yandan evrensel olarak özgürlük paradigmasını duyan, öğrenen demokratik modernite güçlerinin özlemlerini hayallerini somutlaştırmış olmasıdır. Kürt sorununun yayıldığı alan Önder APO’nun özgürlük felsefesinin yayıldığı alana dönüştü. Dolayısıyla bir halkın önderi olan Önder APO komplo sonrasında Ortadoğu ve dünyada kabul edilen bir Önderlik gelişimini sağladı. Önder APO komplo ve sonrası mücadele düzeyini ‘Önderlik, Hareket ve halk olarak; komplo öncesiyle karşılaştırılmayacak düzeyde bir gelişmeyi ve büyümeyi yaşadık, yaşamaktayız.’ biçiminde değerlendirdi.

Küresel hegemonik güçler eğer başarılı olsaydı bu komplo ile Kürtler kontrole alınacak ve Ortadoğu’ya yapılması planlanan müdahale ve sonrasında stratejik ve taktik amaçları temelinde kullanılacaktı. Ancak Önder APO bu oyunu bozdu. Buna karşı komplocu güçler İmralı işkence ve tecrit sistemini bir komplo sistemi olarak geliştirdi. İmralı bu sistemin uygulandığı bir karargâh oldu. Önder APO’nun tasfiyesiyle Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin varlık ve özgürlük mücadelesinin mutlak olarak bitirildiği, Kürt soykırım politikalarının nihai sonuca ulaştırıldığı bir mekân olacaktı. İmralı tarihine bakıldığında böyle bir rol oynadığı da görülecektir. Bu noktada Önder APO’nun komploya karşı duruşu başlı başına üzerinde durulması ve sonuçlar çıkarılması gereken bir konudur. İmralı, Önder APO’nun duruşu ve komplocu sistemi çözümleme niteliğiyle toplumsal özgürlük sorununun çözümünün geliştirildiği ve savaşının yürütüldüğü bir alana dönüştü. Önder APO şahsında İmralı, gelişen demokratik modernite çizgisi ve kapitalist modernite çizgisi arasındaki büyük mücadelenin merkezi oldu. Dolayısıyla üçüncü dünya savaşının yürütüldüğü bir merkeze dönüştü. Önder APO ‘Uluslararası komployu ve komplocu güçlerin ortaya çıkardığı İmralı İşkence asistemini tarihsel, toplumsal, güncel gerçekliği temelinde bilince çıkartarak, bu hakikate göre durumu anlayarak kavramak gerekmektedir. İmralı duruşumun bu bağlam temelinde gerçekliği, bilince çıkartılmalı, bu hakikate göre anlamlandırılmalıdır.’ demektedir.

Uluslararası komplo esasta Önderliğin kadın özgürlük perspektifi ve kadın hareketi mücadelesine karşı geliştirildi. Önder APO erkek egemen, devletli, sınıflı uygarlık sistemine karşı kadın özgürlükçü, demokratik, ekolojik toplum paradigmasını geliştirerek sistemsel bir cevap geliştirdi. Erkek egemen sistemden kadının soylu yoldaşı ve özgürlük savaşçısı olarak intikam aldı. Komployla tasfiye edilmek istenen kadın özgürlük mücadelemiz bugün komplo öncesiyle karşılaştırıldığında tüm dünyaya mal olan Rojava kadın devrimi şahsında büyük bir gelişim ve etki gücüne kavuştu. Kadının konfederal sistemi KJK, kadın partisi PAJK, kadının özsavunma sistemi YJA-STAR, eşit temsiliyet ve eşbaşkanlık sistemi, kadın bilimi Jineolojinin doğuşu Önderliğin üçüncü doğuşu olarak gerçekleşti.

Komplo boşa çıkarıldı. Önderlik ‘İmralı sistemi içerisinde verilen amansız savaşta yenilen, uluslararası komplo ve komplocu güçler oldu. Kazanan Kürdistan özgürlük hareketi ve Kürt halkı oldu.’ biçiminde değerlendirdi. Ancak komplocu güçler komployu başarıya ulaştırmak ve Ortadoğu’da soykırımcı politikalarını gerçekleştirmekten vazgeçmediler. Komplo devam ediyor. Uluslararası komplocu güçlerin İmralı mutlak tecrit sistemini neden geliştirdiklerini tüm boyutlarıyla analiz etmek, anlamak ve kavramak bu noktada önem kazanıyor. Komplo sürekli yenilenerek, gelişmelere göre güncellenerek, tarihten günümüze kadar uygulanan tüm soykırım ve psikolojik savaş yöntemleriyle devam etmektedir. Bununla birlikte komplonun hedef kapsamı çoğaltılmakta, aşama aşama geliştirilmektedir. Önderlik üzerinde uygulanan mutlak tecrit ve işkence sisteminin tüm Kürdistan ve Türkiye toplumuna hatta tüm dünyaya uygulandığına tanıklık ediyoruz. Bu sistemin en çok kadınları hedeflediği ve kadınlar üzerindeki tecrit, tecavüz ve katliam kültürü olarak uygulandığı saklayamadıkları bir durumdur.

Önder APO’ya karşı geliştirilen ve yenilenerek sürdürülen komploya bizim cevabımız nedir, nasıl olacak. Bugünün esas sorusu bu olmalıdır. Biz kadınları özgürlüğümüzle buluşturduğu için cezalandırılan Önderliğe uygulanan tecrit, işkence, komplo rejimini yıkma vereceğimiz en büyük cevap olacaktır.

Ekin Nudem yazdı…