Kadın Yaşamın Ayrılmaz Bir Parçasıdır

, ,

Views: 29

Partimiz’de soruna klasik yaklaşımlar yoktur. Son derece militanca bir yaklaşıma sahibiz. Hemen söyleyeyim, biz kadın arkadaşlarla yoldaşlık etmekten kıvanç duyarız. “Kadınla yoldaşlık etmek yiğitlere yakışmaz” tutumu, sürekli geriden seyreden ve onursuz olan bir yaklaşımdır. Sizler, devrimci saflarda kadın devrimcinin olmasından kıvanç duymalısınız. Bir yük olarak kesinlikle görmemelisiniz. Bir yük durumuna getirdiğinizde, bunu kesinlikle eksikliklerinizde ve yanlış yaklaşımlarınızda görmelisiniz. Sosyalizmde kadınla devrimci mücadele içinde bulunmak coşkulu bir olaydır. Kadın arkadaşlar kendilerini layık görmüyorlar, ama yine de biz, oldukça eşit ve özgür yoldaşlar olabilirler diyoruz. Onlar da “biz uzun yılların kölesiyiz” diyorlarsa, bu kabul edilmez. Özgürlüğü kendinize layık göreceksiniz.

Bazıları eşit yoldaşlar topluluğunda kendilerini gördüklerinde, kendilerini yitiriyorlar. Bu sefer de yüzyılların o gözü körlüğü, körleşmesi, bir özneden ziyade bir objeye dönüştürmeleri, onları çok abartılı, çok kötü hesapların sahibi yapıyor. Biraz gözü açılmış, her türlü çılgınlığa kadar kendini kaptırabiliyor. Unutmamak gerekir ki, Partimiz’in yoğun mücadelesi olmasaydı, düşünce sahibi tek bir kadın arkadaş burada bulunmazdı. Kadınların esamesi bile okunamazdı. Her zaman söylerim; PKK’nin egemenliğindeki toplumu biraz gözetleyin. Tarihte kadın pazarda bir esirdir, feodal-köleci toplumda tamamen böyledir. Kapitalist toplumda bir reklam ve gösteri aracıdır. Burjuvazinin bu konudaki ikiyüzlülüğüne bakmayın. “Mükemmel eşittir” diyor, ama korkunç bir ikiyüzlülük egemendir. Sosyalizm de kısmen saygı oluşmuştur. Dolayısıyla konuya baştan ilkeli ve büyük bir açıklıkla yaklaşmamızın anlaşılır nedenleri vardır.

Artık bir çok geleneksel, dogmatik kalıpları yıkarak ve Partimiz’in doğru devrimci yaklaşımını esas alarak düşünüp tartışmalısınız. Siyasallaşmayı, öncelikle derin tartışılmalı ve doğru çözümleyici sonuçlara ulaşmalısınız. Şu anlayış da terkedilmelidir; meseleye bir cinsellik konusu açısından yaklaşmak, cinsel gelişmesiyi bir tarafa bırakmak demektir ki, bu kesinlikle terkedilmelidir. Bu yaklaşım çok kötüdür ve tehlikelidir. Bu yaklaşım kadını salt bir cinsellik konusu olarak ele alır. Bütün sınıflı toplum tarihi boyunca bu böyledir. Bizde ise doğru olarak kabul edilmez. Karşımızdakinin fiziksel zayıflıklarına bakarak değil, kadını bir düşünsel güç sahibi, siyasal güç sahibi olarak görmelisiniz. Ezen, “bastırırız ve şöyle geriletiriz” biçiminde değil, tamamen Parti’nin ölçüleriyle yaklaşmayı esas alacaksınız.

Yine kadın arkadaşlarımız da hemen “tarih benim hakkımda böyle buyurmuş, kaderim budur. Eksiğim ne siyasettir, ne ideolojidir, ne önderliğidir” dememelidir. Bunu dediğiniz an bitmişsinizdir. Ama şu durumlara da girilmemelidir; yüzyılların köleliğinden biraz kurtuldunuz diye, kendinizi ve hemen kadınlığınızı da biraz kötü yorumlayarak ve kullanarak sonuç almayacaksınız. Bu konuda sizlerde çok ilkeli olacaksınız.

Kadın olmak güzel bir şeydir. Kesinlikle hor görülmeye gelmez. Biliniyor ve tarihsel gerçeklik olarak da ele alınıyor. Kadın ve güzellik iç içedir ve buna inanıyoruz da. Ama bunun dünyada ne kadar kötü kullanıldığı, her gün basına bile bakıldığında nasıl rezilane kullanıldığını görürsünüz. Parti saflarında kadın olgusu asla böyle değerlendirilemez ve asla böyle yaklaşılmamalıdır. Çünkü vatanseverliği işlerken, kadınla bağlantısını kurmak istiyoruz. Kürdistan toplumunda kadın yurtseverlikle de özdeştir. Nedenleri de vardır. Ulusal yönleri yabancılaşmaya en az uğrayan, Kürdistan toplumunun özelliklerini en fazla taşıyan kesimdir. Bugün yurtta en çok kalan kadınlardır. Kürdistan’da erkekler çoktan vatanı terketmiştir. Bu yalnız fiziki anlamda terketme değil; duygularıyla, inançlarıyla, düşünceleriyle ve çıkarlarıyla tarketmişlerdir. Onların çıkarı hep dışardadır. Kadın hep evin içindedir. Evin içinde olan kadın, vatanın içinde kalmıştır.  Hem objektif, hem subjektif olarak bilinci fazla yabancılaşmamıştır, ruhu yabancılaşmamıştır. Çünkü, üzerinde fazla yabancılaştırıcı uygulama yoktur. Bu nedenlerden ötürü yurtseverlik ile kadın arasında sıkı sıkıya bir ilişki vardır.

Kadın sevgisiyle, yurtseverlik arasında sıkı sıkıya bir ilişki vardır. Nedenlerini koyduk. Biraz kavrayalım ve sosyalizmi esas alalım! Bu konudaki faaliyetlerimizi muazzam yanılgılardan, yanlışlıklardan arındıralım! Bunu başka türlü yorumlamak isteyenleri saflarımızda iflah etmeliyiz. Başarma gereği kaçınılmazdır. Sanıyorum bu konuda herhangi bir ikircilik söz konusu olamaz. Bu temelde yaşantı birliği devam etmelidir. Çözümlemeler sizi ilerletecektir. Kesinlikle yoldaşlıktan kaynaklanan, vatanseverlikten kaynaklanan saygı ve sevgiyle birbirimize yaklaşma esas alınmalıdır, hor görme olmamalıdır. Kadınlar kendilerini köleler yerine koyarak yaklaşmamalıdırlar. Kadınlıklarını kötü kullanmamalıdırlar. Kesinlikle bir eserin sahibi olmalıdırlar. Yurseverliği öğretmede, yurtseverliğin çağrısını oluşturmada son derece etkili olmalıdırlar. Bu konuda tamamen öncü olmalıdırlar ve kadın cinsinin bu konuda oldukça güçlü bir potansiyeli teşkil ettiğini bilerek, bilinç ve örgütleme faaliyetlerine güçlü yaklaşmalıdırlar. Devrimimizin çok hayati bir ögesi olduğunu, bunu harekete geçirmedikçe zaferi elde etmeyeceğimizi bilerek yaklaşmalıdırlar.

Önder Apo

Nisan 1989